Gıdada Yüksek Raf Ömrü; İhracatta Artan Rekabet Gücü


 
Gıdada Yüksek Raf Ömrü; İhracatta Artan Rekabet Gücü

29 Ekim 2014 - İTÜNOVA TTO

Raf ömrü, gıda sektöründe, ulusal ve uluslararası rekabetin, en önemli teknoloji ayaklarından birini oluşturuyor. Gıda ürünlerinin sağlıklı tüketimine ve kalite özelliklerinin korumasına olanak sağlayacak biçimde raf ömrü arttıkça, üretici firmaların karlılığı ve pazardaki etkinliği de, o oranda yükseliyor. Özellikle konu ihracat olunca, raf ömrünün stratejik önemi bir kat daha artıyor. Bir yandan dış pazarın zorlu lojistik süreçleri ve farklı iklim şartları, diğer yandan çetin global rekabet ortamı, ürünün rafta kalabilme süresini, belki de rafa çıkabilme gücünden de önemli hale getiriyor. Çünkü tüketici, ürünü rafta, marka vaadine uygun niteliklerde ve kalitede bulamadığında, tercihini kolaylıkla çok sayıdaki rakip ürünlerin birinden yana kullanabiliyor. Bu durum ise, markanın ve ürünün yeniden o rafa ve o pazara erişimini tehlikeye sokuyor. Gıda ürünlerinin, doğrudan toplum sağlığını ilgilendiriyor olması da, bu alandaki hassasiyeti daha fazla artırıyor… İTÜ Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Beraat Özçelik tarafından, İTÜNOVA TTO bünyesinde gerçekleştirilen TÜBİTAK destekli Ar-Ge projesi, üniversite sanayi işbirliği ile iç pazarda olduğu gibi, ihracatta da nasıl önemli başarı öyküleri yaratılabileceğinin, çarpıcı bir örneğini ortaya koydu. Prof. Dr. Özçelik tarafından yürütülen proje, gıda sektöründe faaliyet gösteren bir Türk sanayi şirketince, Suudi Arabistan pazarında, yüksek sıcaklık nedeniyle 8 yıldır yaşanan sorunun, 2 ay gibi kısa bir süre içinde çözülmesini sağladı. Geliştirilen yeni proses sayesinde, yumuşak şekerleme türü yerli gıda ürününün, yüksek sıcaklıkta 6 ayın altına inen raf ömrü 18 aya çıkarılarak, yabancı rakiplere karşı da, üstünlük elde edilmiş oldu. 47 derece sıcakta 18 ay raf ömrü Ürünleri arasında “Liquorice” adı verilen yumuşak şekerlemeler bulunan bir Türk gıda firması, 2005 ile 2013 yılı arasında, yaklaşık 8 yıl boyunca Suudi Arabistan’a ve Irak’a gönderilen ürünlerde sorun yaşadı. Özellikle Suudi Arabistan’da hava sıcaklığı örneğin 47 dereceye ulaşıyor, Türkiye’de hiçbir sorun yaşanmamasına karşın, bu ülkelere ihracat yapıldığında kuru havanın da etkisi ile ürünler kırılıyor ve ürünün ısırılabilme özelliği ile dokusal özellikleri bozuluyordu. Ürünler, rafta ambalajları içinde kurumuş, çatlamış, takır takır ürünler haline geliyordu. Ürünün normalde 1 yıl olan raf ömrü, 6 ayın da altına inmişti. Soruna çare arayan firma yetkilileri, İTÜ’de aradıkları bilimsel desteği, İTÜNOVA Teknoloji Transfer Ofisi’nin işbirliği ile İTÜ Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Beraat Özçelik’ten sağladılar. Benzer sorun yaşamayan Hollandalı rakip firmanın ürünlerinin incelenmesiyle başlayan Ar-Ge sürecinde, hava sıcaklığı, havanın bağıl nemi, depolama ve taşıma sırasındaki sıcaklıklar gibi dış faktörler değerlendirildi. Özellikle 3 ana faktör olan, ürün ambalajı, formülasyon ve üretim süreci, yapılan yoğun testlerle incelendi. Laboratuarda geliştirilen teknikler, endüstriye uyarlanarak, raf ömrü rakip ürünle birlikte, o ortam nemi, o sıcaklık ve o bağıl nemde simüle edildi. Hızlı bir çalışma sonucu, 8 yıllık bir problem, 2 ayda çözüme kavuşturuldu. Bunun sonucunda Türk ihraç ürününün raf ömrü, 18 aya kadar çıkarıldı. Böylece, rakip yabancı firmanın raf ömrü de 6 ay daha aşılarak, rekabet avantajı sağlanmış oldu. İTÜNOVA TTO da, projenin bu denli hızlı ve başarılı biçimde sonuçlanmasında, etkin profesyonel destek sağladı. İTÜ Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Beraat Özçelik’in, İTÜNOVA TTO ile birlikte gerçekleştirdiği bu ilk Ar-Ge projesinde, bir Türk ihraç ürünü, her yerde dayanabilen rekabet gücü yüksek bir ürün haline getirilmiş oldu. Bu çalışmanın, aynı zamanda uluslarası bir yayın ile bilimsel çıktısı da üretildi. Gıdaların daha sağlıklı ve daha yararlı olmasını sağlayacak projeler…

Aynı zamanda İTÜ Kimya Metalürji Fakültesi Dekanı olan İTÜ Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Beraat Özçelik fonksiyonel gıdalar üzerine, yani gıdaların daha sağlıklı hale getirilmesi için çalışmalar yapıyor. Prof. Dr. Özçelik, yağı, tuzu, şekeri azaltılmış gıdalardan, prebiyotik ve probiyotik ürünlerin geliştirilmesine ya da içine Omega 3 ve diğer antioksidanlar gibi fonksiyonel bileşenler eklenmiş yepyeni zenginleştirilmiş gıdalar tasarlanmasına kadar uzanan, geniş bir yelpazede Ar-Ge projeleri gerçekleştiriyor. İTÜ Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Beraat Özçelik’in, son yıllarda üzerinde çalıştığı konulardan biri de, insan vücuduna yararlı bileşenleri nano boyuta indirip enkapsüle etmek ve böylece onların biyoyararlılıklarını artırmak. Yani mide bağırsak sisteminde dayanıklılıklarını artırıp, örneğin antioksidan niteliğe sahip Omega 3’ün, asitik özelliğe sahip mide ortamında bozulmadan bağırsağa kadar inebilmesini sağlamak.

Prof. Dr. Beraat Özçelik’in, gıdaları daha yararlı hale dönüştürmeye yönelik Ar-Ge projeleri saymakla bitmiyor. Türkiye’yi temsilen 300 bin Euro bütçe ile yer aldığı İngiltere’nin koordinatörlüğündeki AB Projesi’nde, Vietnam kıyılarında bulunan çok özel probiyotik özelliğe sahip dayanıklı sporlu bakterilerin, yoğurda ve çikolataya eklenmesi sağlanıyor. Yine Prof. Dr. Özçelik’in projeleri arasında, gıda ürünlerinin coğrafi kaynaklarının belirlenmesine yönelik coğrafi işaretleme, kolestrolü yüzde 90 azaltılmış pastörize sıvı yumurta, Omega 3 ile zenginleştirilmiş fındık yağı, anne sütü yağına benzer, yine enzimatik yağlar geliştirilmesi ve yağ oranı düşük diet sucuk üretimi gibi sıra dışı çalışmalar yer alıyor. İnsanın gıda ile kurduğu ilişki, kuşkusuz fonksiyonel fayda ile sınırlı kalmıyor. İTÜ Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Beraat Özçelik, bugünlerde gerçekleştirdiği duygusal analiz araştırmaları ile de, insanın gıda ile kurduğu duygusal ilişkiye ve bu ilişkinin coğrafi değişkenlerine ışık tutuyor. Kim bilir belki de, dün daha çok karşılaşılan sorunları çözmek için bilimin desteğine ihtiyaç duyan sanayinin, artık kimin için hangi ürünleri üretmesi gerektiği konusunda da, gecikmeden, “üniversitedeki bilgiye” başvurması gerekiyor.



Yorumlar